Hikayeler

Hz İbrahim ve Putperest ihtiyar

18.07.2013

Hazreti İbrahim Aleyhisselam, belki azığı kalmayan biri gelir düşüncesiyle yemeğini her zaman geciktirirdi. Fakat mübarek huylu peygamberin misafirhanesinde, hafta boyunca hiç kimse uğramamıştı. O buna dayanamıyor, üzülüyordu.

Bir gün evinden çıktı, her tarafa baktı, çevreye göz gezdirdi. Bu sırada yaylada yapayalnız, beli bükük, sacı başı ihtiyarlığın karıyla ağarmış birini gördü. Gönül alıcı bir tavırla ona seslendi. "Merhaba" dedi. Sonra da bütün cömert insanlarda adet olduğu şekilde misafirhanesine davet etti."Ey Mübarek ihtiyar! Buyur gel, bir lütufta bulun da yemeğimizi yiyelim" dedi.

Bunu işiten ihtiyar:

"Peki dediğin gibi olsun, gidelim" diyerek, onunla birlikte yürüdü. Zaten o da, Peygamberin bu mübarek âdetini duymuştu.

İbrahim peygamberin misafirhanesindeki hizmetkârlar koşuşarak, artık yürümekte bile güçlük çeken bu ihtiyar adama büyük iltifat edip yer gösterdiler. Peygamber işaret edince sofralar kuruldu ve herkes onun çevresinde toplandı.

"Allah'ın adıyla." denilip, besmele çekilerek hep birlikte yemeğe başlandı. Fakat kimse ihtiyarin, Allah'ın adını andığını yâda buna benzer bir şey söylediğini duymadı. Peygamberin bu ise çok cani sıkıldı.

"A zavallı ihtiyar, ben yaşlılardaki kulluğu ve samimiyeti sende göremiyorum. Nimeti yiyeceğin zaman onu verenin adını anmak şart değil midir?"

Bu sözü işiten ihtiyar şöyle cevap verdi:

"Ama ben bir Ateşperestim! Pirimden işitmediğim bir yolda gidemem.

Hz. İbrahim Aleyhisselam anladı ki, bu perişan ihtiyar ateşe tapan bir putperesttir. Onun, Allah'ın dinine yabancı olduğunu görüp çok üzülen Peygamber, ihtiyarı paylayarak sofradan kaldırdı ve kapısından kovdu.

Biraz sonra Peygamber, gayptan gelen bir sesle irkildi. Yüce Allah, kendisini şiddetle kınıyordu:

"Ya Halil, ben bu ihtiyara yüz yıldır rızık ve hayat veriyorum. Sen ise ona bir öğün bile sabredemedin. O ateşe secde ediyor diye, sen neden cömertliğinden vazgeçiyorsun, neden keremden elini çekiyorsun?"

İbrahim Peygamber bu uyarıyı alır almaz, hemen yaşlı adamın ardından yetişti ve kendisinden özür diledi. İhtiyar ateşperest kendisinden bu davranışının sebebini sorunca da olup biteni anlattı. Bunun üzerine yaşlı adam gafletten uyanıverdi.

"Düşmanı için dostunu azarlayan bir Allah ne kadar büyüktür!" diyerek imana geldi.

« Tüm Hikayeler

İletişim ve Bilgi Hattı: (+90 232) 425 44 27